reklam

KAYBOLAN KÜLTÜRLER: BİR ŞEHRİN HAFIZASI SİLİNİYOR.

Yayınlanma Tarihi : Google News
KAYBOLAN KÜLTÜRLER: BİR ŞEHRİN HAFIZASI SİLİNİYOR.
reklam

Bir şehrin ruhu beton binalarda değil, insanlarının birbirine verdiği değerde saklıdır.
Bir zamanlar Afşin’in sokaklarında yalnızca sıcak ekmek kokusu yükselmezdi. Fırınlardan çıkan sıcak pide ekmeğinin kokusuna; tapla üzerinde pişen ciğer kavurmanın, ciğer şişin ve et şiş kebabının kokusu da karışırdı. O kokularla birlikte dostluk, komşuluk, paylaşma ve kardeşlik de yayılırdı sokaklara.
Bugün geriye dönüp baktığımızda, “Nerede o eski günler?” diye sormadan edemiyoruz.
Çünkü zaman değişti.
Şehirler büyüdü, teknoloji gelişti, hayat hızlandı. İnsanların imkânları arttı ama ne yazık ki bazı değerlerimiz aynı hızla hayatımızdan çekildi.
Kaybolan yalnızca eski fırınlar değil; o fırınlarda yaşanan kültür, dostluk ve insan sıcaklığıdır.
BİR TAVA, BİR SOFRA, BİNLERCE HATIRA
1970’li yıllarda paranın bugünkü gibi değersizleşmediği, beş kuruşun, on kuruşun, yirmi beş kuruşun bile kıymetli olduğu yıllardı.
İnsanların imkânları sınırlıydı ama gönülleri genişti.
O yıllarda Afşin’de pide fırınları önemli bir yere sahipti. Köyden veya kasabadan insanlar ilçeye geldiklerinde, öğle vakti olduğunda fırınlara giderlerdi. Fırınlarda boş tavalar bulunur, isteyenler kasaba gider, etini veya ciğerini alır, hazırlatır ve tavayı fırına gönderirdi.
Bazen bir kişi, bazen iki kişi, bazen de dört-beş kişi bir araya gelir, bir tava Afşin tava hazırlanırdı. Evlerde hazırlanan tavalar da fırınlara gönderilirdi.
Kasap tarafından hazırlanan tava fırında güzelce pişirilir, üzerine fırından yeni çıkmış sıcak pide ekmeği konularak sofraya getirilirdi.


Fırında pişen o yemeklerin kokusu sokağa yayılırdı. İnsan daha fırına yaklaşırken burnuna gelen o güzel koku, iştahını kabartırdı.
Tava fırında pişerken insanlar sabırsızlıkla beklerdi.
Sonra sıcak pide ekmekler alınır, fırının üst katındaki ahşap bölümlere çıkılırdı. Küçük sehpalar, tabureler ve mütevazı sofralar…
Belki bugünün lüks restoranları gibi değildi ama orada çok daha değerli bir şey vardı:
Samimiyet.
İnsanlar aynı sofrada oturur, yemeklerini yer, çaylarını içer, sohbet ederdi. Tanıdık tanımadık herkes birbirine yakın olurdu.
O fırınlar yalnızca ekmek alınan veya yemek pişirilen yerler değildi. Aynı zamanda insanların buluştuğu, sohbet ettiği, dostluklarını pekiştirdiği sosyal mekânlardı.
TAPLA ÜZERİNDE CİĞER, SICAK PİDE VE DOSTLUK
Afşin’in eski yemek kültüründe tapla üzerinde hazırlanan ciğer kavurma, ciğer şiş ve et şiş kebabının da ayrı bir yeri vardı.
O yıllarda insanlar bugünkü gibi her şeyi hazır olarak satın alıp sofraya koymazdı. Yemeğin hazırlanmasında da, pişirilmesinde de bir emek vardı.
Kasaba gidilir, et veya ciğer alınır, hazırlanır ve fırında pişirilirdi. Sıcak pideyle birlikte yenilen bu yemeklerin tadı da bir başka olurdu.
Çünkü o sofralarda yalnızca yemek yenmezdi.
Muhabbet edilirdi.


İnsanlar birbirinin hâlini hatırını sorar, geçmişten konuşur, günlük hayatın sıkıntılarını ve sevinçlerini paylaşırdı.
Bugün belki aynı yemekleri başka yerlerde bulabiliriz. Ancak o yemeklerin etrafında oluşan o samimi ortamı, o insan sıcaklığını aynı şekilde bulmak kolay değil.
ÜZÜM, PEYNİR VE SICAK PİDE…
Afşin’in bir de güzel kabarcık üzümü vardı.
Birkaç kilo kabarcık üzümü alınır, yanına biraz peynir konur, fırından yeni çıkmış sıcak pideyle birlikte yenirdi.
Bugün belki birileri için sıradan bir sofra gibi görünebilir.
Ama bizim için o sofralar bir kültürdü.
O sofralarda insanlar sadece karınlarını doyurmazdı.
Gönüllerini de doyururlardı.
Bir dilim ekmek paylaşılır, bir salkım üzüm bölüşülür, bir bardak çay ikram edilirdi.
İnsanlar birbirinin derdini dinler, sevincine ortak olurdu.
Şimdi o fırınların çoğu yok.
Ahşap bölümler yok.
Küçük sehpalar, tabureler yok.
Sıcak pideyle kabarcık üzümün, peynirin buluştuğu o güzel sofralar da artık geçmişin hatıralarında kaldı.
ASIL KAYBETTİĞİMİZ İNSANİ DEĞERLER
Fakat asıl mesele fırınların kapanması değil.
Asıl mesele, insanların birbirinden uzaklaşmasıdır.
Eskiden lokantada veya çay ocağında otururken masaya tanıdık ya da tanımadık biri geldiğinde, onun çayını veya yemeğini masada bulunan kişi ödeyebilirdi.
Kimse bunu büyük bir fedakârlık olarak görmezdi.
Çünkü ikram etmek kültürümüzün bir parçasıydı.
Bir büyüğümüz geldiğinde ayağa kalkmak, komşuya hâl hatır sormak, yolda karşılaştığımız insana selam vermek, cenazede acıyı paylaşmak, düğünde mutluluğa ortak olmak bizim toplumumuzun temel değerlerindendi.
Şimdi ise aynı mahallede yaşayan insanlar birbirini tanımıyor.
Aynı apartmanda oturan komşular birbirlerine selam vermiyor.
Aynı masada oturan insanlar bile birbirleriyle konuşmak yerine telefon ekranlarına bakıyor.
Teknoloji insanları birbirine yaklaştırdı ama bazen aynı zamanda gönülleri birbirinden uzaklaştırdı.
PARANIN DEĞERİ DEĞİŞTİ, DEĞERLERİMİZ DE…
Yetmişli yıllarda beş kuruşun bile kıymeti vardı.
Bugün paranın miktarı arttı ama bazı şeylerin değeri azaldı.
Çünkü değer sadece para ile ölçülmez.
Bir insanın verdiği selamın, uzattığı elin, yaptığı ikramın, kapısını komşusuna açmasının da bir değeri vardır.
Bazen bir bardak çaydan daha kıymetli olan şey, o çayın kim tarafından ve hangi gönülle ikram edildiğidir.
Bazen bir tabak yemekten daha değerli olan, o yemeğin hangi dostlukla paylaşıldığıdır.
İşte bizim kaybettiğimiz kültür tam da budur.
GEÇMİŞİ YAŞATMAK, GELECEĞİ KORUMAKTIR
Elbette zaman değişecek.
Bugünün hayatını yetmişli yıllara döndürmek mümkün değil.
Eski fırınların tamamını yeniden açamayız, eski sofraları aynen kuramayız.
Fakat o sofralarda yaşanan sevgiyi, saygıyı, paylaşmayı ve kardeşliği yeniden yaşatabiliriz.
Çocuklarımıza kültürümüzü anlatabiliriz.
Onlara Afşin’in eski geleneklerini öğretebiliriz.
Onlara bir büyüğe selam vermenin, komşuya hâl hatır sormanın, misafire ikramda bulunmanın, ihtiyaç sahibinin yanında olmanın ne kadar önemli olduğunu gösterebiliriz.
Çünkü kültür yalnızca müzelerde saklanan eski eşyalardan ibaret değildir.
Kültür, günlük hayatımızın içinde yaşattığımız değerlerdir.
BİR ŞEHİR, HAFIZASINI KAYBEDERSE…
Bir şehrin tarihini sadece taş binalar, eski eserler ve tarihi yapılar oluşturmaz.
O şehrin insanlarının yaşadığı hayat da tarihtir.
Bir fırın da tarihtir.
Bir sofra da tarihtir.
Bir çay ocağında yapılan sohbet de tarihtir.
Bir komşunun kapıyı çalıp “Nasılsın?” demesi de tarihtir.
Bir yabancının masasına oturup onun çayını ısmarlamak da tarihtir.
Ve bunların her biri aynı zamanda kültürdür.
Eğer bunları unutur, yeni nesillere aktarmazsak bir gün çocuklarımız bize:
“Eskiden insanlar nasıl yaşardı?”
diye soracak.
Biz de anlatacak bir şey bulmakta zorlanacağız.
İşte o zaman yalnızca bir geleneği değil, bir şehrin hafızasını kaybetmiş olacağız.
SON SÖZ
Afşin’in eski fırınlarında pişen tavalardan yükselen koku bugün belki yok.
Fırının üst katındaki ahşap sofralar belki çoktan söküldü.
Sıcak pideyle yenilen kabarcık üzümü, peynir ve yapılan uzun sohbetler belki artık geçmişte kaldı.
Tapla üzerinde pişen ciğer kavurmalar, ciğer şişler, et şiş kebapları da eski günlerin güzel hatıraları arasında yerini aldı.
Ama o günlerin hatırası hâlâ bizimle.
Bize düşen, geçmişe sadece özlem duymak değil; geçmişteki güzel değerleri geleceğe taşımaktır.
Çünkü şehirler sadece binalarla büyümez.
Şehirleri yaşatan insanlardır.
İnsanları birbirine bağlayan ise kültürdür.
Kültür kaybolursa örf ve âdetler kaybolur.
Örf ve âdetler kaybolursa insanlar birbirinden uzaklaşır.İnsanlar birbirinden uzaklaşırsa toplumun ruhu zayıflar.
Ve bir gün dönüp baktığımızda elimizde büyük binalar, kalabalık caddeler ve gelişmiş teknoloji kalabilir.
Ama selamlaşmayı, paylaşmayı, komşuluğu ve gönül zenginliğini kaybetmişsek, aslında çok şeyi kaybetmişiz demektir.
Kültürümüzü yaşatalım ki geçmişimiz unutulmasın; geçmişimiz unutulmasın ki geleceğimiz kimliğini kaybetmesin.

*
Halk Şairi Gazeteci Yazar Tahir GÖRENLİ (Zahiri)

reklam

YORUM YAP

madsalads.comgrandpashabetGrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetchild pornpornoporno izlegrandpashabetporno izleganobet giriştipobettipobetmarsbahisholiganbetcasibom girişporno HD izlepashagaming girişroyalbet girişroyalbetbetasus girişjojobetporno izleporno izlechild pornjojobetjojobetjojobetnesinecasinograndpashabetjojobetsekabetgrandpashabetholiganbetpusulabetvdcasinojojobetwbahisbetbeygrandpashabetjojobetjojobet girişgrandpashabetmarsbahismatbetgrandpashabet girişgrandpashabetgrandpashabetjojobet girişjojobetbetasusgrandpashabetsekabetgrandpashabet girişimajbetpusulabetvdcasinomatbet girişsekabet girişpusulabet girişcanlı casino siteleriDeneme Bonusu Veren Güncel SitelersekabetimajbetjojobetsekabetgrandpashabetmarsbahispusulabetjojobetgrandpashabetjojobetsekabetJojobet Girişporno izlejojobetgrandpashabetporno izlemarsbahisholiganbetholiganbetholiganbetholiganbetholiganbetgrandpashabetgrandpashabetjojobetmatbetcasibomholiganbetonwinbetgarantimarsbahisjojobetvdcasino girişchild pornbahsegelsekabetdeneme bonusu veren sitelerDDENEME BONUSUjojobet giriş