


Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinde (KSÜ) Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü ve 18 Mart Şehitleri Anma Günü münasebetiyle “111. Yılında 18 Mart Çanakkale Zaferi” konulu konferans düzenlendi.
KSÜ Cahit Zarifoğlu Konferans Salonunda gerçekleştirilen konferansa KSÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Salih Yeşil, Prof. Dr. Ramazan Çetintaş ile Fakülte Dekanları, akademik-idari personel ve öğrenciler katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan program, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Şavkılı’nın “111. Yılında 18 Mart Çanakkale Zaferi” konulu konferansı ile devam etti.
Çanakkale Savaşının önemine değinerek Osmanlı Devletini anlamak Çanakkale’yi anlamaktan geçer. İtilaf Devletleri için Çanakkale Boğazı, sömürgeci devletlerin sömürge yollarının güvenliğini sağlamanın yanında Birinci Dünya Savaşında Almanya’ya karşı verilen savaşta gıda lojistiğini sağlayan Rusya’nın savaşta tutulması açısından da hayati derece önemliydi. Osmanlı açısından ise savaş kaçınılmazdı. Trablusgarp’ta ve Balkanlarda geniş toprak kayıpları yaşayan Osmanlı, İtilaf Devletlerinin savaş dışında tutma çabalarına karşılık Almanya ile yapılan dostluk anlaşması gereği Kasım 1914’te savaşa dâhil olmuştur.
Çanakkale Savaşının zorluklarına ve Türk ordusunun kahramanlıklarına değinen Şavkılı, “Trablusgarp’tan ve Balkan Savaşlarından çıkmış Türk ordusu henüz buralardaki kayıplarını telafi edemeden Mehmet Akif’in tabiri ile ‘Eski Dünya, Yeni Dünya bütün akvam-ı beşer, Kimi Hindu, kimi yamyam kimi bilmem ne bela’ olarak nitelendirilecek sayıca fazla ve dünyanın değişik milletlerinden gelen düşmana karşı göğüs göğse çarpışmıştır. Yaklaşık 8 buçuk ay süren savaş alanında baş gösteren açlık susuzluk ve hastalıklar ile de mücadele eden ordu aynı zamanda savaş hukukunda asla kabul edilmesi mümkün olmayan düşman askerinin atmış olduğu zehirli gazlara da maruz kalmıştır.”
Türk ordusunun savaşta gösterdiği kahramanlıklara ve kıvrak zekâsını kullanarak zaferin kazanılmasına da değinen Şavkılı “Bu savaş Mustafa Kemal’in stratejik hamlelerinin, İngiliz ve Fransız armadalarını sulara gömen mayınları yerleştirerek savaşın seyrini değiştiren Cevat Çobanlı Paşa’nın dehasının aynı zamanda Onbaşı Seyit Ali, silah arkadaşı Niğdeli Ali’nin yardımıyla devasa 276 kiloluk top mermisini sırtlayıp kundağa yerleştirmek suretiyle Birleşik Krallık’a ait Ocean zırhlısını yan yatırarak sulara gömen mücadele ruhunun da bir yansımasıdır.” dedi.
Kurtuluş savaşının önsözünün Çanakkale’de yazıldığını belirten Şavkılı, “Çanakkale Zaferi Birinci Dünya Savaşının yaklaşık 2 yıl uzamasına neden olmuş, savaş sonunda İtilaf Devletleri dünyada prestij kaybına uğrayarak sömürge devletlerinde bağımsızlık mücadeleleri ile yüzleşmek zorunda kalmıştır.” dedi.
Rektör Prof. Dr. Mahmut Ak’tan Çanakkale’ye Dair Çarpıcı Anlatım
KSÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, Çanakkale Savaşı’nın ne kadar anlatılsa yine bir bitmeyen destan olduğunu ifade ederek savaşa ilişkin dikkat çeken bir anekdotu paylaştı. Ak, özellikle 57. Piyade Alayı’nın çarpıştığı Kesik Dere hattında yaşananların, savaşın en ağır yüzünü ortaya koyduğunu ifade etti.
“57. Alay’ın çarpıştığı Kesik Dere hattı, dar, dik ve ulaşımı son derece zor bir araziydi. Çatışmaların en yoğun olduğu anlarda askerler, adım atacak yer bulamayacak kadar iç içe savaşmak zorunda kaldı. Mermi yağmuru altında yaralananların büyük bölümü bulundukları yerden alınamadı. Sağlık birlikleri yetersiz kaldı, taşıma imkânı ise son derece sınırlıydı.
Ortaya çıkan manzara, savaşın bütün çıplaklığıyla hissedildiği bir tabloydu. Ağır yaralı askerler, geri çekilme ya da tahliye imkânı bulunmadığı için bulundukları yerde kaderine terk edildi. Şehit düşenlerin bir kısmı ise hemen oracıkta, çoğu zaman yüzeysel şekilde toprakla örtüldü. Çatışmaların sürdüğü anlarda yapılan bu örtme işlemleri nedeniyle, kimi zaman yaralı ile şehit aynı yerde, aynı toprağın altında kaldı.
Cephedeki askerlerin yaşadığı psikolojik baskıyı, fiziksel sıkışmışlığı ve ölüm ile yaşam arasındaki o ince çizgiyi en çarpıcı şekilde anlatan ifade ise hafızalara şu sözlerle kazındı. Ölmeden mezara koydular beni.”
Konferansın sonunda Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörü Mahmut Ak, katkılarından dolayı Cengiz Şavkılı’ya teşekkür belgesi takdim etti. Program, günün anısına çekilen toplu fotoğraf ile sona erdi.





